Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
6 yılda 17 ameliyat geçiren minik Asaf yardım bekliyor

6 yılda 17 ameliyat geçiren minik Asaf yardım bekliyor

Anne karnında hidrosefali ile spina bifida teşhisi konulan, doğduktan sonra yanlış tedavi uygulandığı iddia edilen ve 17 ameliyat geçirmek zorunda kalan 6 yaşındaki Asaf Adıgüzel, ömür boyu sürecek tedavisi için destek bekliyor.

01 Ağustos 2019 - 14:24

Anne karnında hidrosefali ile spina bifida teşhisi konulan ve dünyaya gözlerini açtıktan sonra 9 ay boyunca yanlış tedavi uygulandığı iddia edilen 6 yaşındaki Asaf Adıgüzel, ömür boyu sürecek tedavisi için yardım eli bekliyor.

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan Adıgüzel ailesinin evladı Asaf’a, aşırı beyin omurilik sıvısının beyindeki boşluklarda birikmesi ve kafa içindeki basıncı artırmasıyla ortaya çıkan “hidrosefali” ve fetal omurilik kanalının tamamen kapanmaması nedeniyle “spina bifida” tanısı henüz anne karnındayken konuldu.

Adıgüzel çiftine, bebeklerinin yaşama ihtimalinin düşük olduğu, yaşasa dahi sakat kalma riski bulunduğu, bu nedenle aldırılması gerektiği söylendi.

Bu kararı onaylamayarak birbirlerine ömürleri yettiğince evlatlarının yanında olma sözü veren Adıgüzel çifti, oğulları Asaf’ı 2013 yılında kucaklarına aldı.

Minik Asaf’ın zorluklarla dolu yaşam mücadelesi, doğduğu ilk gün spina bifida rahatsızlığı nedeniyle alındığı omurga ameliyatıyla başladı.

İLK 9 AYINDA 14 AMELİYAT

Ailenin, yanlış tedavi uygulandığı iddiasında bulunduğu Asaf, yaşamının ilk 9 ayında 14, toplamda ise 17 ameliyat geçirmek zorunda kaldı.

Beyninde biriken sıvının tahliye edilmesi için ömür boyu vücudunda taşımak üzere şant cihazı yerleştirilen Asaf’ın ailesi, son çare olarak özel hastanedeki bir hekime başvurdu.

Tedavi masraflarının yüksek olması nedeniyle zorluk yaşayan Adıgüzel ailesi, çocukları Asaf’ın ömür boyu sürecek tedavisi için destek bekliyor.

Baba Cüneyt Adıgüzel, yaptığı açıklamada, Asaf’ın hastalıklarıyla o doğmadan önce mücadele etmeye başladıklarını söyledi.

Eşinin 2,5 aylık hamileyken gittiği rutin kontroller sırasında doktorunun Asaf’ta rahatsızlık olduğunu anladığını ve tetkikler sonucunda spina bifida olmasından şüphelendiğini belirten Adıgüzel, 3,5 aylıkken hastalığının tamamen anlaşıldığını aktardı.

Ayrıca, Asaf’ın beyninde aşırı derecede su toplandığını öğrendiklerini anlatan Adıgüzel, “O zaman Kocaeli’deki bir devlet hastanesindeydik ve tedaviler orada devam ediyordu. Doktor heyetine girdim. Heyet çocuğun alınması gerektiğini, doğduğu zaman ya da anne karnında ölebileceğini söyledi. Ben, bu durumun anneye bir zararı olup olmadığını kendi doktorumuza sordum. Bir zararı olmadığını ancak çocuğun sakat ya da prematüre doğabileceğini anlattı. Ancak biz çocuğu aldırmayı kabul etmedik. Sonuçta onun kalbi atıyordu, evladımızdı, bir parçamızdı. Her ne olursa olsun ömrümüz yettiğince onu kabullendik.” diye konuştu.

“DOĞDUKTAN 1 SAAT SONRA AMELİYAT OLDU”

Sonraki süreçte iç hastalıkları uzmanı ile beyin ve sinir cerrahisine sevk edildiklerini dile getiren Adıgüzel, şunları kaydetti:

“Asaf doğduktan yaklaşık 1 saat sonra spina bifida ve skolyoz nedeniyle ameliyat edildi. 15 gün sonra doktoru kendisine şant takmadığını, belindeki ameliyatın sonucunda kafasında büyüme olursa onu da takacağını söyledi. İlk etapta her şey çok güzel ilerliyordu. Sonrasında şant takılmasına karar verildi. Şant takıldıktan sonra enfeksiyona yol açtığı ve kafasında şişkinlikler meydana geldiği için çocuk sürekli ameliyat geçirmeye başladı. 9. ayına kadar toplamda 14 ameliyat geçirmiş oldu.

Bir gün eşim doktorumuzun Asaf’ın ameliyatlarına girmediği ve ameliyatı asistanlarına yaptırdığından şüphelendiğini söyledi. Çünkü her kontrole gittiğimizde doktor, ‘Bu çocuğa ne yaptınız?’ diye asistanlarına soruyordu. 14. ameliyatından önce asistanlarına doktoru sordum. Ancak kendisinin ameliyatta olmayacağını söylediler. Bunu duyunca çok gerildim, eşimin dedikleri doğru çıkmıştı. Asaf’ın gereksiz tedaviler ve tecrübesiz insanlar nedeniyle sürekli gereksiz yere ameliyat olduğunu anladım. Fakat o an başka şansımız yoktu, çocuğumuz ameliyat olmazsa beyin basıncının yükselmesinden dolayı ölecekti. Ben de çocuğumu kurtarayım sonrasında başımın çaresine bakarım diye düşündüm.”

Adıgüzel, Asaf’ın Kocaeli’deki son ameliyatının ardından kendisine İstanbul’daki özel bir hastanede görev yapan beyin ve sinir cerrahının önerildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Öneri üzerine doktordan randevu aldım. O zaman maddi durumum da çok iyiydi. Doktorumuzla ilk görüşmemizde Asaf’a şu ana kadar yapılan bütün tedavilerin yanlış olduğunu, takılan şant cihazının beynindeki sıvıya göre düşük kalitede olduğunu söyledi. Asaf, burada yeni bir operasyon geçirdi ve bunu başarıyla tamamladı. Daha sonra önceki ameliyatlardan kalan mevcut yaraları tedavi edilmeye başlandı. Çocuğum doktorumuza ilk başvurduğumuzda yani 9 aylıkken ağırlıktan kafasını tutamıyordu. Ameliyattan yaklaşık 6-7 ay sonra kafasını taşıyabilmeye başladı ve erken konuştu.”

2019/08/2019-08-01-14-26-08.jpg
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Kaynak: haber merkezi

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ulaşımda Güven Denetimi
Ulaşımda Güven Denetimi
BAKIRLIOĞLU TEKEL ARAZİLERİ ÖZELLEŞTİRMELERİ “Çayın Taşıyla, Çayın Kuşunu Vurmak”
BAKIRLIOĞLU TEKEL ARAZİLERİ ÖZELLEŞTİRMELERİ “Çayın...