Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
“BİZİ KANDIRAMAZSINIZ”

“BİZİ KANDIRAMAZSINIZ”

Soma’da meydana gelen Maden faciasının ardından bir mesajla işten çıkartılan 2831 işçinin bazıları tazminatlarını alamadıklarından dolayı

22 Ağustos 2019 - 19:01

Soma’da meydana gelen Maden faciasının ardından bir mesajla işten çıkartılan 2831 işçinin bazıları tazminatlarını alamadıklarından dolayı Cengiz Topel Meydanı’ndan Atatürk Caddesini takip ederek ELİ Müessese Müdürlüğü önüne yürüdüler.Yürüyüşe CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, CHP İlçe Başkanı Levent Elbinsoy, Bağımsız Maden-iş Sendikası Soma Şube Yönetimi, Madenci aileleri katıldı.

ELİ önüne gelen İşçilerin kendi aralarından seçtikleri 4 kişilik bir gurup ELİ Müessese Müdürü İsmail Ceren ile görüştü. Daha sonra işçiler adına basın açıklaması yapan Mağdur işçilerden Abdullah Yavuz şunları söyledi: “Bizler bu cumhuriyetin yurttaşlarıyız.

Emeklilik ve tazminat hakları gasp edilen, yağmalanan maden işçileriyiz.

Ordu’dan, Zonguldak’tan, Bartın’dan, Çorum’dan, Kütahya’dan ve elbette Manisa, Balıkesir, İzmir’den tarımla, hayvancılıkla geçinmek artık mümkün olmadığı için onurumuz ve alınterimizle çalışıp çocuklarımıza iyi bir gelecek bırakmak için dünyanın en zor işi olan yeraltı maden işçiliği yapmak için Soma’da buluştuk. Çalıştık, kazalandık, hastalandık, öldük ama buraya tutunduk, varolduk. Sendika bilmez, patron bilmez, sömürü bilmez, yoksulluk, açlık, çaresizlik bilmezdik herşeyi burada öğrendik. Yıllar boyunca hakkını vererek işçilik yaptık, Soma Holding ve Uyar Madencilik’te. Devleti yani Türkiye Kömür İşletmeleri’ni de burada tanıdık. Soma, Kınık, Kırkağaç, Savaştepe, Bergama, Akhisar, İvrindi köy ve merkezlerinde yaşayıp maden ocaklarında hayatımızı vererek ömür tükettik. Sonra hepimizin alınterine, anayasal, yasal tazminat haklarına, emeklilik haklarına, ücret alacaklarına aşağılık iki şirket devlet gözetiminde herkesin gözü önünde çöktü. Çoğumuz korkudan hakkımızı bile isteyemedik. İş alanı sınırlı diye, patronlar birlik halinde kardeşlerimizi, akrabalarımızı da işten atarlar diye sustuk, susturulduk. Kaç seçim söz verildi her seferinde kandırıldık. Tek çare kaldı sesimizi bizimle aynı kaderi paylaşanlarla buluşturmak. Tek çare kaldı belki bir yerlerde halen yasanın geçerli hükümlerine, işçilerin yasal haklarına saygı duyan, devletin sorumluluğunu kabul eden yöneticiler belki vardır ve sesimizi duyarlar diye.

Tek çare işte buradayız, mücadele içindeyiz.

Birlik halindeyiz ve asla hakkımızı almadan vazgeçmeyeceğiz…

Başkaca çaremiz de yoktur.

TKİ TEK SORUMLUDUR

Maden sahalarının ruhsat sahibi TKİ…

Patronlara maden sahalarını veren TKİ…

Ürettiğimiz kömürü pazarlayan TKİ…

Yeraltında çalışacağımız alanı, kotu belirleyen TKİ…

Kendi bünyesindeki mühendisini, topoğrafını, numunecisini, kantarcısını, güvenlikçisini bizimle beraber çalıştıran TKİ…

İşimizin her aşamasında elemanlarıyla bulunan TKİ…

Patron ödeme yapmadığı zaman maaşlarımızı ödeyen TKİ.

Her birimizin maaş dekontlarında TKİ’nin izi var.

Şimdi biz mağdur edildikten sonra sorumluluktan kaçmaya çalışan yine aynı TKİ.

Bizi kandıramazsın artık TKİ.

 

Sesimizi duyanlara soruyoruz?

Devletin iş verdiği İki tane şirket yıllar boyunca çalıştırdıkları işçilerin emeklik haklarını, tazminatları, ücret alacaklarını ödemezse ne olur?

Yasal sorumlulukları nedir? İşi veren, yasayı yapan, yasayı korumakla, denetlemekle sorumlu olan devletimiz neden görevlerini bu şirketlere karşı uygulamaz?

3500 işçi önce işinden edildi sonra hakları çalındı beş yıldır gören duyan yok. Ses çıkarmazsak devletimiz sanki oralı olmayacak.

Biz işimizden edildik, haklarımız çalındı. Normal olan tazminat ve emeklilik haklarımızın derhal ödenmesiyken bu yapılmadı. Bizlere mahkeme yolu gösterildi. Avukatların tezgahlarına düştük. Borçlanarak davalar açtık. Çoğumuz davaları da kazandık ancak alacaklarımızı mahkeme kararlarına rağmen tahsil edemiyoruz. Çünkü patronlar korunuyor, kollanıyor.

Beş yıl öncesinden bugüne onlarca arkadaşımız haklarını alamadan dünyaya veda etti. Geride yetim çocukları kaldı. Çoğumuz banka hacizleri, icralarla boğuşuyor. Bu bize verilmiş ceza mıdır hiçbir suçumuz yokken?

Soruyoruz herkese? Sokakta biri sizin cebinizdeki 100 TL’yi almaya kalksa o kişi basit gasp suçu işlemiş olur. Basit gasp suçu işleyenler Türk Ceza Kananu’nun 148. maddesine göre 6 yıl hapisle cezalandırılır. Oysa burada 3500 maden işçisinin tazminat ve emeklilik hakkının gasp edilerek organize bir yapı içinde YAĞMASI söz konusu. YAĞMA SUÇU var. Ve bu suç herkesin gözü önünde işlenmektedir. Soma Holding, Uyar Madencilik bu yağmayı tek başına yapamaz. Yanlarında TKİ vardır. Yanlarında sarı sendika Türkiye Maden-İş vardır. Yanlarında siyasiler ve bu yağmadan pay alan görevliler vardır. Burada organize bir suç örgütü, organize bir yağma var.

Biz bu cumhuriyetin yurttaşlarıyız. Yasanın bizi koruması gerekmektedir. Yasa suçluyu korumamalıdır. İşçilik yapmak dışında bir “suçumuz” yok.

İşçilik yapmak bizi onursuzluktan, değersizlikten, çürümeden koruyan çoluğumuzu, çocuğumuzu koruyup onlara iyi bir gelecek sunmak için seçebileceğimiz tek yoldu, tek onurlu yoldu biz onu seçtik. Alınteriyle yaşadık, öyle de tertemiz bu fani dünyadan ayrılmak istiyoruz. Ancak haklarımızı yani çocuklarımızın geleceğini kimsenin kursağında bırakmayacağız. Çocuklarımız için mücadele görevimizi yine alınterimizle yerine getireceğiz.

Hakkı gasp edilmiş, yağmalanmış son işçi arkadaşımızın gasp edilmiş alınteri bankamatik hesabına yatmadan bu yoldan dönmeyeceğiz. Devlet yurttaşına karşı vazifesini yerine getirmelidir. Emeklilik ve tazminat haklarımızı sorumluluğu somut olan TKİ DERHAL ÖDEMELİDİR.

Soma Holding ve Uyar Madencilik’ten devlet kendi alacağını kendi tahsil etmelidir.

 

Soru Önergesi Verdik

İşçilerin Soma’da ki eylemine katılan CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu yaptığı konuşmada şunları söyledi: “ En büyük işçi katliamlarından bir tanesi ne yazık ki Soma’da yaşandı. Bunun adına iş kazası deniliyor ama bu bir iş kazası değil faciadır. 301 tane madencimizi kaybettik. O günden bu güne Soma’nın yaraları henüz sarılmadı. 2831 tane işçi 1 mesajla işlerinden atıldılar. Daha sonra bizim girişimlerimizle mecliste bir düzenleme yapıldı. TMSF’ye devrolan Soma AŞ’nin mal varlıkları satılacak ve bunların gelirleri ilk etapta şirketten alacaklı olan işçilere verilecekti. İlk başta bu şekilde anlaşma yapıldı daha sonra sendika araya girerek TMSF ile anlaşma yapıyor. İlk etapta 24 taksite bağlanıyor. Daha sonra bu taksitler 36’ya çıkartılıyor. Her seçim öncesinde birer tane taksiti yatırılıyor. Şimdiye kadar üç tane taksit yatırıldı. 2831 tane işten çıkartılan işçi var ayrıca Işıklar Madeninden emekli olanlar var yani burada mağdur sayısı 3500e yakın. Biz bununla ilgili geçtiğimiz ay bir soru önergesi verdik. Esasına bakılırsa burada muhatap alınması gereken TKİ’dir. Yapılan davalarda ve dilekçelerde TKİ’nin burada sorunlu olduğu tespit edilmiştir. Vermiş olduğumuz soru önergesinde şunu sorduk. “Soma A.Ş’nin ne kadar mal varlığı var?” Şimdiye kadar ne kadarı satılmıştır? Ve bu işçilerin alacakları toplamı ne kadardır ve bu işçilere ne kadar ödeme yapılmıştır. Diye sorularımızı sorduk ancak şuana kadar yanıt alamadık. Sizler haklı bir mücadelenin içerisindesiniz. Bizlerde Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu haklı davanızda sonuna kadar yanınızdayız. Benim sizden tek isteğim kimseden korkmayarak hakkınızı sonuna kadar aramanızdır” dedi.

2019/08/2019-08-22-19-02-41.jpg
2019/08/2019-08-22-19-02-53.jpg
2019/08/2019-08-22-19-03-01.jpg
2019/08/2019-08-22-19-03-11.jpg
2019/08/2019-08-22-19-03-23.jpg
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Kaynak: Y.D

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Belediye calisnlari
    4 hafta önce
    Belediyeden tazminatsiz attiniz ya vehbi bey onlarin cocuklari yok mu
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
UĞUR AYDEMİR EĞİTİM OLMAZSA OLMAZIMIZDIR
UĞUR AYDEMİR EĞİTİM OLMAZSA OLMAZIMIZDIR
Akhisar’da kan ve kök hücre bağışının önemi anlatıldı
Akhisar’da kan ve kök hücre bağışının önemi anlatıldı