YAŞAMAK


Dün gece bir astroloji uzmanını tesadüfen canlı izledim. Kızgın bir ifadeyle söylediği şeyleri size aktaracağım;
- Korkmayın, niye bu kadar çok korkuyorsunuz ki!  Deprem bir doğa olayı, yağmur gibi, kar gibi. Öncelikle huzur doldurun içinize korkmayın. Size faydası yok, olacaksa olacak, öleceksekte öleceğiz. Biz korkarak bu günü, anı yaşamayı unutuyoruz. Evet çok zor ölenlere rahmet diliyorum, ancak korkarak bir yere varamaz ve panikten ölebilirsiniz.

Kendi kendime düşündüm, doğruydu da söyledikleri. Dünyada  neler olup bitiyor, sadece deprem değil bu kadar korku nedir dedim . Her an onu düşünmekten vazgeçtim. Kendime cenin pozisyonunda yaşam üçgenlerini gözden geçirdim. Yaşamak ah ne zor iş üstadım..Zaten birde şimdi tüm dünyada Koranavirüsü aldı başını gidiyor. Ölümcül depremden hiç farkı yok. Telaşı bırakmalı. Yaşama dönmeli...

Bunca sıkıntı arasında küçük mutluluklara sığınmalı. Radyoda melodin eksik olmamalı, ruhumuzu şarkılarla beslemeli...şiir yazmalı kendini yüreğini anlatan.

Zorluk hepimizin hayatında var bu konuda hem fikiriz. Bu yaşadıklarımızı gördükçe çocukluğunuzu özlüyor musunuz?

İnanın çok çok özlüyorum. Sobanın başında cızırdayan çaydanlığı, bahçeye bakan küçük pencereden yağmuru izlemeyi, radyoda çalan şarkılarda anneme eşlik etmeyi, evlerin içinde dolaşan büyükleri, dedemin her dua öğrenişte beni öpmesini ve ödüllendirmesini, babamın kızımm deyişlerini, siyah beyaz televizyonlarda az seçenek çok muhabbeti, çat kapı buluşmaları, soba başında komşularla içilen çay ve şen kahkaları, tasasız yaşamayı, sorumlulukları büyüklerin üstlendiği günleri, tarladaki mahsülleri kendimizin yetiştirdiği ve mahsülleri konu komşu ile paylaştığımız zaman dilimini, sevmeleri, koşulsuz sevmeleri, dar sokaktaki geniş gönüllü insanları çok özledim.

Sevilmeyi koşulsuz sevilmeyi, kahvenin hatırını bilen, insana insan değeri verenleri özledim. İnsan demişken Büyük Ozan, Seyyah, Şarkıcı Barış Manço Üstadı anmadan geçemeyeceğim. Yirmi yıl önce yaşamış koca yürekli dev adam.
"Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile" diyen  usta seni biz çok sevdik, minnette ile anıyoruz.

Yani demem o ki; her gün ne getirir bilinmez. Her an bir şeyler yaşıyoruz. Virüs İçin lütfen dikkatli olun, sirkeyi hayatınızın her alanında kullanın. Limon, portakal yemeyi ihmal etmeyin. Kalabalık ortamlarda maske kullanmayı tercih edin. Sık sık suya sabuna dokunun. Sarılmayın, boğazınızı kuru tutmayın su için.
Dikkatli olun, sağlık hazine, koruyun ve kollayın kendinizi ve sevdiklerinizi..Güzel günler bizi bekliyor olsun yitirmeyin umudunuzu..

Sağlıcakla kalın..