Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Teoman Duralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yücel Namal, Türk dünyasının bilimsel ve siyasi başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslarla, bir asır önce atılan Türkoloji temellerini günümüze taşıdı. Diplomasi ve akademiyi harmanlayan bu ziyaret, "Tek Millet, İki Devlet" şiarının bilimsel derinliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkoloji’nin Kalbinde Tarihi Bir Buluşma
2-5 Mart tarihleri arasında Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunan Akhisarlı akademisyen Prof. Dr. Yücel Namal’ın programı, sadece bir sempozyum katılımı değil, aynı zamanda kapsamlı bir kültürel diplomasi seferberliği niteliği taşıyordu. Hazar Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen “3. Ortak Türk Geçmişinden Ortak Türk Geleceğine Doğru: 100. Yıl Dönümünde Bakü Türkoloji Kurultayı’ndan Bugüne Uluslararası Sempozyumu”, Türk dünyasının dört bir yanından gelen seçkin bilim insanlarını aynı çatı altında topladı. Sempozyumun en dikkat çekici yönü, oturumların bir asır önce, 1926 yılında tarihi kararların alındığı orijinal Kurultay binasında gerçekleştirilmesiydi. Namal, bu atmosferin yarattığı manevi iklimi, "Akademik bir vazifenin ötesinde, kalbi bir vefa ve tarifsiz bir kıvanç" sözleriyle tarif etti.
Macar Türkolojisinden Anadolu Etnografyasına Uzanan Köprü
Prof. Dr. Yücel Namal’ın sempozyumda sunduğu "Macar Türkolog Gyula Mészáros’un Bakü Türkoloji Kongresi’ndeki Çalışmaları" başlıklı bildirisi, kongrenin en özgün katkılarından biri olarak kayıtlara geçti. Namal, 1926’da Türkiye’den katılan Macar bilim insanı Mészáros’un, Türkoloji’yi sadece bir dil bilimi (filoloji) olmaktan çıkarıp nasıl bir sosyal antropoloji ve etnografya disiplinine dönüştürdüğünü belgeleriyle ortaya koydu. Bildiride, Mészáros’un o dönem sunduğu "Anadolu ve Balkan Türkleri Etnoloji Araştırmaları" raporunun, bugünkü Ankara Etnografya Müzesi’nin fikirsel atası olduğu vurgulandı. Namal, Macar Türkoloji ekolünün disiplinlerarası yaklaşımının, Türk kültür mirasının korunmasında oynadığı kritik rolü güncel perspektiflerle yeniden yorumladı.
Diplomasi Trafiği: Büyükelçilikten Milli Meclis’e
Namal’ın Bakü programı, bilimsel oturumların ötesine geçerek üst düzey diplomatik temaslarla zenginleşti. T.C. Bakü Büyükelçisi Prof. Dr. Birol Akgün’ü makamında ziyaret eden Namal, iki kardeş ülke arasındaki akademik değişim programları ve ortak projeler üzerine ufuk açıcı bir görüşme gerçekleştirdi. Büyükelçi Akgün’ün nazik ev sahipliğinde, Azerbaycan’daki Türk diplomasisinin stratejik önemi ve bilimsel iş birliklerinin bu sürece katkısı ele alındı.
Ardından Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA) Başkanı Prof. Dr. İsa Habibbeyli ile bir araya gelen Namal, Türk dünyasının akademik entegrasyonu yolunda atılabilecek somut adımları görüştü. Görüşmede, ortak Türk tarihinin doğru kaynaklarla genç nesillere aktarılması hususunda görüş birliğine varıldı.
Namal ayrıca, Azerbaycan Millî Meclis Üyesi ve yakın dostu Milletvekili Nagif Hamzayev ile gerçekleştirdiği görüşmede, dilde ve fikirde birlik ilkesinin yasama ve akademi kanatlarındaki yansımalarını değerlendirdi.
Eğitimde İş Birliği: Bakü Devlet Üniversitesi ve Hazar Üniversitesi
Bakü’nün eğitim devleri de Namal’ın rotasındaydı. Bakü Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Elçin Babayev ve Tarih Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Zeynalov ile gerçekleştirilen toplantıda, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile BDU arasında yapılabilecek ortak sempozyumlar, akademisyen, öğrenci değişimleri ve yayın faaliyetleri masaya yatırıldı. Hazar Üniversitesi’ndeki temaslarında ise Türkoloji sempozyumunun sürdürülebilirliği ve Türk halklarının ortak geleceğine dair projeksiyonlar üzerinde duruldu.
Manevi Huzurda Vefa: Şehitlikler ve Anıt Mezarlar
Akademik yoğunluğun ardından Prof. Dr. Yücel Namal, Bakü’nün manevi merkezlerinde saygı duruşunda bulundu. Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun aziz hatırasını yaşatan Türk Şehitliği’ni ziyaret eden Namal, mezarlara çiçek bırakarak dua etti. Şehitler Hıyabanı’nda 1918’den 2020 Karabağ Zaferi’ne uzanan bağımsızlık yolculuğunun kahramanlarını anan Namal, ""Burası, kader birliğimizin can feda edilerek mühürlendiği mukaddes bir ahitgahtır" diyerek birlikteliğin kopmaz bağlarına işaret etti. Azerbaycan’ın Umummillî Lideri Haydar Aliyev’in anıt mezarını (Fahri Hıyaban) ve 20 Yanvar şehitlerini de ziyaret eden Namal, bu mekanların Türk dünyasının ortak kederi ve gururu olduğunu belirtti.
Halı Müzesinden Ganimetler Parkı’na
Namal, Bakü’nün kültürel dokusunu yerinde incelemek amacıyla, mimarisiyle dünyaca ünlü Azerbaycan Halı Müzesi’ni ziyaret etti. Türk dokuma sanatının ilmek ilmek işlendiği eserleri inceleyen Namal, maddi kültürün Türkoloji araştırmalarındaki yerini bir kez daha teyit etti. Programın en sarsıcı duraklarından biri ise Karabağ Savaşı’nda elde edilen zaferin nişanesi olan Ganimetler Parkı oldu. Ermenistan’dan ele geçirilen askeri teçhizatların sergilendiği alanı gezen Namal, Türk ordusunun ve Azerbaycan askerinin sahadaki gücünün akademik literatürde de layıkıyla yer alması gerektiğini ifade etti.
Son olarak Bakü Din Hizmetleri Müşaviri İhsan Aktaş ile bir araya gelen Namal, kardeş coğrafyadaki manevi rehberlik faaliyetleri ve kültürel etkileşim çalışmaları üzerine bilgi aldı. Tarihi İçerişehir’in dar sokaklarında Bakü’nün kadim ruhunu soluyan Prof. Dr. Yücel Namal, bu yoğun ve verimli programın ardından Türkiye’ye, heybesinde yeni projeler ve güçlenmiş kardeşlik bağlarıyla döndü.













