Türkiye’nin küresel ısınmanın risk gurubunun en başlarında olduğunu söyleyen Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Halis Uysal, “Önceliğin acilen Milli Su Konseyinin kurulmasıdır” dedi. 1971 yılında doğup büyüdüğü Akhisar’ın Beyoba beldesinde ilk sulama kooperatifini kuran, 21 bölge birliği 1500 sulama kooperatifine ulaşan ve Merkez birliği kurulduğu günden beri genel başkanlık görevini yapan Halis Uysal, Acilen Milli Su Konseyi kurulmasının ilk sırada ve mutlaka gerçekleşmesi gerektiğini belirterek, “ Bugün Türkiye de 42 Milyar m3 su kullanılmaktadır. Bunun %11’i sanayi de, %14’ü içme ve kullanma suyu geriye kalan %75’lik miktar ise tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Her şeyden önce tarımsal sulamada acil önlemler alınmalı vahşi sulamayı terk edip, su kaybı minimum olan kapalı devre basınçlı damlama ve yağmurlama sulama sistemlerine geçilmeli ve bunun sağlanması için de Devletimiz tam destek vermelidir. Kuraklık geçici değil kalıcıdır. Bunun için geçici tedbirler yerine kalıcı tedbirler alınmalı, su gereğinden fazla kullanılmamalıdır. En ucuz su tasarruf edilen sudur.” Kışın yağan yağmurların ve denizlere akıp giden nehirlerin depolanıp, yazın tarıma verilecek bir alt yapıya önem verilmelisinin, Gölet ve baraj yapımına hız verilmesinin gerektiğini söyleyen Uysal, “Su; ekonomik değere sahip, sınırlı bir doğal kaynak olup, kamu malıdır. Su kaynaklarının mülkiyet kamuya ait olmalı ve Ulusal Su Kaynakları Politikası belirlenmelidir. Bu amaçla ilgili birimler bir araya gelerek Milli Su Konseyini oluşturmalıdır.” Dedi. Su potansiyeli ile kullanılabilir su varlığı arasındaki dengesizlikleri olan ve yağış rejimi yetersiz-düzensiz bir ülke olan Türkiye’nin, Dünya’da 26 ülke de 1.3 milyar insanın susuzluk çektiği bir ortamda, su politikaları alanında dün olduğundan çok daha dikkatli olmak ve doğru kararlar alıp uygulamak zorunda olunması gerektiğini söyleyen Genel Başkan Halis Uysal:
“Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği olarak;
1- Kırsal kesimde kent olanaklarının yaratılması, kente göçün sağlıklı bir biçimde gelişmesinin sağlanması,
2-Su ve toprak kaynaklarının kirlenmesini ve yok olmasını engelleyici önlemlerin bir an önce alınması,
3-Tarımsal Sulama işletmeciliğinde çiftçilerin söz sahibi olması ve Kooperatifçiliğin ve birliklerin desteklenmesi,
4- Tarımsal amaçlı sulama için kullanılan elektrik ücretleri artış oranının çok yüksel olmaması,
5-Tarımsal elektriklerden KDV’nin kaldırılması,
6- Kaçak enerji bedellerinin tarımsal elektriklerden çıkarılması ve diğer ülkelerde olduğu gibi tarımsal elektrikler kullanılmasının devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor.
Ülkemize bakıldığında o kadar da göründüğü gibi su zengini bir ülke olmadığımız gerçektir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına 10.000 m3 ve daha fazla tatlı su düşmesi gerekmektedir. Türkiye ise 1870 m3 lük bu miktar su ile dünya sıralamasında 19. Sırada yer almaktadır.
Dünyadaki nüfusun hızla gelişimi ve buna paralel olarak artan tarımsal, içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçları nedeni ile tatlı suya olan talep giderek artmaktadır. Halen dünyada su sıkıntısı çeken 26 ülkenin sayısının 50 yıl sonra 66 ya çakacağı ve dünya nüfusunun 3’te 2’sinin çeşitli su sorunları yaşayacağı tahmin edilmektedir. Dünyada artan nüfus karşısında su paylaşımı gelecekte ülkeler arası çatışmalara da neden olacaktır.
H.A
“Türkiye Sulama Kooperatifleri Merkez Birliği olarak;
1- Kırsal kesimde kent olanaklarının yaratılması, kente göçün sağlıklı bir biçimde gelişmesinin sağlanması,
2-Su ve toprak kaynaklarının kirlenmesini ve yok olmasını engelleyici önlemlerin bir an önce alınması,
3-Tarımsal Sulama işletmeciliğinde çiftçilerin söz sahibi olması ve Kooperatifçiliğin ve birliklerin desteklenmesi,
4- Tarımsal amaçlı sulama için kullanılan elektrik ücretleri artış oranının çok yüksel olmaması,
5-Tarımsal elektriklerden KDV’nin kaldırılması,
6- Kaçak enerji bedellerinin tarımsal elektriklerden çıkarılması ve diğer ülkelerde olduğu gibi tarımsal elektrikler kullanılmasının devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor.
Ülkemize bakıldığında o kadar da göründüğü gibi su zengini bir ülke olmadığımız gerçektir. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına 10.000 m3 ve daha fazla tatlı su düşmesi gerekmektedir. Türkiye ise 1870 m3 lük bu miktar su ile dünya sıralamasında 19. Sırada yer almaktadır.
Dünyadaki nüfusun hızla gelişimi ve buna paralel olarak artan tarımsal, içme, kullanma ve sanayi suyu ihtiyaçları nedeni ile tatlı suya olan talep giderek artmaktadır. Halen dünyada su sıkıntısı çeken 26 ülkenin sayısının 50 yıl sonra 66 ya çakacağı ve dünya nüfusunun 3’te 2’sinin çeşitli su sorunları yaşayacağı tahmin edilmektedir. Dünyada artan nüfus karşısında su paylaşımı gelecekte ülkeler arası çatışmalara da neden olacaktır.
H.A















