Türkiye, hayvancılık sektörünü sarsan şap krizinin ağır sonuçlarıyla yüzleşiyor. Salgın yalnızca tarımsal
üretimi etkilemekle kalmadı, aynı zamanda ülke yönetiminin riskleri öngörme ve yönetme
kapasitesini de tartışmaya açtı.Anahtar Parti Manisa İl Başkanı Şakircan Dinç, “Riskler zamanında öngörülmez ve yönetilmezse,
küçük bir sorun bile büyük bir ekonomik ve sosyal felakete dönüşebilir” diyerek süreci değerlendirdiÖngörüsüzlüğün BedeliŞakircan Dinç, Türkiye’nin şap krizinde şu tabloyla karşı karşıya kaldığını belirtti:Riskler yeterince öngörülmedi,Alınan önlemler yetersiz kaldı,Güçlü eylem planları devreye sokulamadı.İl Başkanı Dinç , “Sonuç olarak yönetimsel zayıflık krizi derinleştirdi ve milyarlarca dolarlık zararın
önüne geçilemedi” dedi.Virüsten Bayrama Uzanan Süreç: İhmal ZinciriŞakircan Dinç, SAT-1 virüsünün İran’da görüldüğünde bakanlık tarafından aylar önce raporlandığını
hatırlatarak şunları söyledi: “Türkiye’de ilk vaka 2 Mayıs’ta tespit edildi, 8 Mayıs’ta 1,5 milyon doz aşı
sahaya sürüldü. Yani bulaş, raporlama ve ilk müdahale adımları vaktinde atıldı. Oysa risk yönetimi
yalnızca ilk müdahaleyle sınırlı değildir. Doğru yönetim, öngörülmeyen durumlara ve handikaplara da
hazırlıklı olmayı gerektirir. Kurban Bayramı bu handikaplardan biriydi.”İl Başkanı Dinç, hayvan hareketliliğinin etkin ve doğru hesaplanamadığını, sahada yeterli teknik
personel bulunmadığını ve aşılamaların denetlenemediğini belirterek, “Riskin her aşaması sistematik
biçimde yönetilemedi. Bayram dönemi öngörüsüzlükle birleşince kriz daha da derinleşti” dedi.Şap Krizinin BilançosuDinç, yetkililerin Mayıs’tan bu yana 13 milyon doz aşının sahaya ulaştırıldığını söylediğini hatırlattı.
Ancak resmi kayıtlara göre 17 milyon, fiiliyatta ise 13–14 milyon civarında büyükbaş hayvan
bulunduğunu vurguladı.“Eğer ülkenin %60’ı risk altındaysa, en az 10 milyon hayvanın acil aşılanması gerekir. O halde sorular
açık: Gerçekte kaç hayvana aşı yapıldı? 13 milyon doz uygulandıysa, sorun neden bu kadar büyüdü?”
diyen İl Başkanı Şakircan Dinç, saha gözlemlerinin birçok bölgede hayvanların aşılanmadığını,
aşılananların da yeterli bağışıklık kazanmadığını ortaya koyduğunu belirtti.“Bu tablo, aşı tedariki ve uygulamasında ciddi zaafiyetler olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.Vizyon Eksikliği: Üretici SahipsizŞakircan Dinç, devletin kriz anında üreticisini ve köylüsünü korumakla yükümlü olduğunu belirterek,
şap krizinde bu sorumluluğun yerine getirilmediğini söyledi.“5000 yıllık devlet geleneğimiz, bilgi, teknoloji ve tecrübemiz olmasına rağmen vizyoner bir duruş
gösterilemedi. İki yıl önce SAT-2 salgınında başarılı bir sınav verildi. Antrenmanlı olmamıza rağmen
bugün aynı başarı tekrarlanamadı” diyen İl Başkanı Şakircan Dinç, mevcut yönetimin üreticinin ve
köylünün yanında olduğunu kanıtlayamadığını vurguladı.Şakircan Dinç, “5 milyar dolarlık zararın hesabı hâlâ verilebilmiş değil. Bu tablo değişim ihtiyacını
açıkça ortaya koymaktadır” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
üretimi etkilemekle kalmadı, aynı zamanda ülke yönetiminin riskleri öngörme ve yönetme
kapasitesini de tartışmaya açtı.Anahtar Parti Manisa İl Başkanı Şakircan Dinç, “Riskler zamanında öngörülmez ve yönetilmezse,
küçük bir sorun bile büyük bir ekonomik ve sosyal felakete dönüşebilir” diyerek süreci değerlendirdiÖngörüsüzlüğün BedeliŞakircan Dinç, Türkiye’nin şap krizinde şu tabloyla karşı karşıya kaldığını belirtti:Riskler yeterince öngörülmedi,Alınan önlemler yetersiz kaldı,Güçlü eylem planları devreye sokulamadı.İl Başkanı Dinç , “Sonuç olarak yönetimsel zayıflık krizi derinleştirdi ve milyarlarca dolarlık zararın
önüne geçilemedi” dedi.Virüsten Bayrama Uzanan Süreç: İhmal ZinciriŞakircan Dinç, SAT-1 virüsünün İran’da görüldüğünde bakanlık tarafından aylar önce raporlandığını
hatırlatarak şunları söyledi: “Türkiye’de ilk vaka 2 Mayıs’ta tespit edildi, 8 Mayıs’ta 1,5 milyon doz aşı
sahaya sürüldü. Yani bulaş, raporlama ve ilk müdahale adımları vaktinde atıldı. Oysa risk yönetimi
yalnızca ilk müdahaleyle sınırlı değildir. Doğru yönetim, öngörülmeyen durumlara ve handikaplara da
hazırlıklı olmayı gerektirir. Kurban Bayramı bu handikaplardan biriydi.”İl Başkanı Dinç, hayvan hareketliliğinin etkin ve doğru hesaplanamadığını, sahada yeterli teknik
personel bulunmadığını ve aşılamaların denetlenemediğini belirterek, “Riskin her aşaması sistematik
biçimde yönetilemedi. Bayram dönemi öngörüsüzlükle birleşince kriz daha da derinleşti” dedi.Şap Krizinin BilançosuDinç, yetkililerin Mayıs’tan bu yana 13 milyon doz aşının sahaya ulaştırıldığını söylediğini hatırlattı.
Ancak resmi kayıtlara göre 17 milyon, fiiliyatta ise 13–14 milyon civarında büyükbaş hayvan
bulunduğunu vurguladı.“Eğer ülkenin %60’ı risk altındaysa, en az 10 milyon hayvanın acil aşılanması gerekir. O halde sorular
açık: Gerçekte kaç hayvana aşı yapıldı? 13 milyon doz uygulandıysa, sorun neden bu kadar büyüdü?”
diyen İl Başkanı Şakircan Dinç, saha gözlemlerinin birçok bölgede hayvanların aşılanmadığını,
aşılananların da yeterli bağışıklık kazanmadığını ortaya koyduğunu belirtti.“Bu tablo, aşı tedariki ve uygulamasında ciddi zaafiyetler olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.Vizyon Eksikliği: Üretici SahipsizŞakircan Dinç, devletin kriz anında üreticisini ve köylüsünü korumakla yükümlü olduğunu belirterek,
şap krizinde bu sorumluluğun yerine getirilmediğini söyledi.“5000 yıllık devlet geleneğimiz, bilgi, teknoloji ve tecrübemiz olmasına rağmen vizyoner bir duruş
gösterilemedi. İki yıl önce SAT-2 salgınında başarılı bir sınav verildi. Antrenmanlı olmamıza rağmen
bugün aynı başarı tekrarlanamadı” diyen İl Başkanı Şakircan Dinç, mevcut yönetimin üreticinin ve
köylünün yanında olduğunu kanıtlayamadığını vurguladı.Şakircan Dinç, “5 milyar dolarlık zararın hesabı hâlâ verilebilmiş değil. Bu tablo değişim ihtiyacını
açıkça ortaya koymaktadır” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.












