Akhisar İYİ Parti ilçe Başkanı mustafa kındıroğlu Açıklamada bulundu Değerli basın mensupları, kıymetli hemşehrilerim,Ben de bir çiftçiyim.
Bir yıl boyunca tarlamda, zeytinliğimde, alın terimle, emeğimle her bir Türk çiftçisi gibi bu ülkenin bereketine katkı sunuyorum.
Ama bugün geldiğimiz noktada, Türk çiftçisi olarak sesimizi duyurmak zorundayız. Çünkü bu düzen artık üreticiyi değil, rantçıyı koruyor!Zeytinin, zeytinyağının kaderi birkaç tüccarın ve onların sırtını sıvazlayan iktidarın eline bırakılmış durumda.
Mazot olmuş ateş pahası, gübreye ulaşmak zor, ilaç fiyatları uçmuş…
Ama zeytine biçilen fiyat, çiftçinin alın teriyle dalga geçer gibi!
Bu adaletsizlik sadece birkaç tüccarın değil, bu ülkeyi yöneten iktidarın bilinçli politikalarının sonucudur!İktidar yıllardır üreticiyi destekliyoruz diyor, ama gerçekte köylüyü sahipsiz bırakıyor.
Zeytinci, tütüncü, buğdaycı, hayvancı... Herkes borç içinde.
Tarım bitme noktasına gelmiş, gençler köyünü terk etmiş durumda.
Bütün bunlar olurken iktidar, yandaş şirketlere milyarlarca lira teşvik dağıtıyor.
Üreticiye ise sadece “sabredin” demekle yetiniyor!Sabır tarlada yetişmiyor sayın yönetenler!
Mazot parasını, işçilik ücretini, gübre masrafını sabırla ödeyemiyoruz!
Bu ülkenin üreticisi artık sabrı değil, adaleti istiyor!Bugün zeytin 25 liradan bile alınmazken, market rafında zeytinyağı 400 lirayı geçmiş durumda.
Aradaki fark kimin cebine gidiyor?
Üreticinin mi? Hayır!
Tüccarın, aracıların, iktidarın göz yumduğu tekelci sermayenin!Bu düzen adil değildir.
Bu sistem emeği değil, sömürüyü büyütmektedir.
Bu iktidar, üreticiyi değil, ithalatçıyı korumaktadır.
Bu ülke, kendi çiftçisini ezerek kalkınamaz!Biz çiftçiler artık susmayacağız.
Zeytin dalı, bu topraklarda sadece barışın değil, adaletsizliğe karşı direnişin simgesidir.
Biz emeğimize, ürünümüze, geleceğimize sahip çıkacağız.Buradan açıkça sesleniyoruz:
Üreticiye adil fiyat politikası uygulanmalı, tüccar tekelinin önüne geçilmeli, tarımda dışa bağımlılığı artıran bu yanlış politikalar derhal sona erdirilmelidir.
Bu ülkenin bereketi, 3-5 sermaye grubunun kasasına sığmaz!Artık yeter!
Bu iktidar çiftçiyi görmüyorsa, çiftçi sandıkta kendini gösterecektir!
Bu topraklarda zeytin ağacını kurutmak isteyenlere karşı biz kökümüzle direniriz!Ya emeğe değer vereceksiniz, ya da bu topraklar sizin her alanda olduğu gibi beceriksiz tarım politikanızıda unutmayacaktır!
Bir yıl boyunca tarlamda, zeytinliğimde, alın terimle, emeğimle her bir Türk çiftçisi gibi bu ülkenin bereketine katkı sunuyorum.
Ama bugün geldiğimiz noktada, Türk çiftçisi olarak sesimizi duyurmak zorundayız. Çünkü bu düzen artık üreticiyi değil, rantçıyı koruyor!Zeytinin, zeytinyağının kaderi birkaç tüccarın ve onların sırtını sıvazlayan iktidarın eline bırakılmış durumda.
Mazot olmuş ateş pahası, gübreye ulaşmak zor, ilaç fiyatları uçmuş…
Ama zeytine biçilen fiyat, çiftçinin alın teriyle dalga geçer gibi!
Bu adaletsizlik sadece birkaç tüccarın değil, bu ülkeyi yöneten iktidarın bilinçli politikalarının sonucudur!İktidar yıllardır üreticiyi destekliyoruz diyor, ama gerçekte köylüyü sahipsiz bırakıyor.
Zeytinci, tütüncü, buğdaycı, hayvancı... Herkes borç içinde.
Tarım bitme noktasına gelmiş, gençler köyünü terk etmiş durumda.
Bütün bunlar olurken iktidar, yandaş şirketlere milyarlarca lira teşvik dağıtıyor.
Üreticiye ise sadece “sabredin” demekle yetiniyor!Sabır tarlada yetişmiyor sayın yönetenler!
Mazot parasını, işçilik ücretini, gübre masrafını sabırla ödeyemiyoruz!
Bu ülkenin üreticisi artık sabrı değil, adaleti istiyor!Bugün zeytin 25 liradan bile alınmazken, market rafında zeytinyağı 400 lirayı geçmiş durumda.
Aradaki fark kimin cebine gidiyor?
Üreticinin mi? Hayır!
Tüccarın, aracıların, iktidarın göz yumduğu tekelci sermayenin!Bu düzen adil değildir.
Bu sistem emeği değil, sömürüyü büyütmektedir.
Bu iktidar, üreticiyi değil, ithalatçıyı korumaktadır.
Bu ülke, kendi çiftçisini ezerek kalkınamaz!Biz çiftçiler artık susmayacağız.
Zeytin dalı, bu topraklarda sadece barışın değil, adaletsizliğe karşı direnişin simgesidir.
Biz emeğimize, ürünümüze, geleceğimize sahip çıkacağız.Buradan açıkça sesleniyoruz:
Üreticiye adil fiyat politikası uygulanmalı, tüccar tekelinin önüne geçilmeli, tarımda dışa bağımlılığı artıran bu yanlış politikalar derhal sona erdirilmelidir.
Bu ülkenin bereketi, 3-5 sermaye grubunun kasasına sığmaz!Artık yeter!
Bu iktidar çiftçiyi görmüyorsa, çiftçi sandıkta kendini gösterecektir!
Bu topraklarda zeytin ağacını kurutmak isteyenlere karşı biz kökümüzle direniriz!Ya emeğe değer vereceksiniz, ya da bu topraklar sizin her alanda olduğu gibi beceriksiz tarım politikanızıda unutmayacaktır!












