BASINA VE KAMUOYUNA
Değerli Basın Emekçileri,
Yıllardır taban maaş hakkı başta olmak üzere, çalışma koşullarının ve sosyal haklarının iyileştirilmesi için mücadele eden Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve mülakat mağduriyeti sebebi ile ataması gerçekleşmeyen Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu Ankara’da çeşitli eylemler gerçekleştirdi, eylemlere polis müdahale etti. Öğretmenler yaşanan bu gelişmenin ardından hükümet tarafından adım atılana kadar Ankara’dan ayrılmayacaklarını ve açlık grevine başladıklarını duyurmuşlardır. Bugün Özel sektör öğretmenleri sendikası ile Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu, açlık grevinin 11. Gününde mücadelelerine devam etmektedir. Bizler de onların haklı sesine ses katmak ve bu onurlu direnişi selamlamak için toplandık.
Sermayenin ve kâr hırsının gölgesinde bırakılan özel eğitim kurumlarında, eğitim emekçisi arkadaşlarımız asgari ücret düzenine, güvencesizliğe ve kölelik şartlarına mahkum edilmek istenmektedir. Velilerden yüz binlerce lira kayıt ücreti alan patronlar; iş o eğitimi veren öğretmenin alın terine geldiğinde asgari ücreti, 10 aylık sözleşmeleri, ücretsiz etütleri ve mobbingi reva görmektedir.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın ve bizlerin günlerdir alanlarda haykırdığı temel bir talep var: Taban Maaş Yasası! Peki nedir bu taban maaş yasası? Yeni icat edilmiş bir lütuf mudur? Hayır! 2014 yılına kadar 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nda güvence altına alınmış yasal bir haktı. O yasa açıkça, "Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlere, dengi resmi okullarda çalışan öğretmenlerden daha düşük ücret verilemez" diyordu. Ancak 2014 yılında, patronların kâr hırsını tatmin etmek adına bir torba yasa ile bu hak eğitim emekçilerinin elinden gasp edildi. İşte bugün Ankara sokaklarında direnen meslektaşlarımız, kimseden sadaka değil; 2014'te çalınan haklarını, yani kamudaki öğretmenlerle eşit işe eşit ücret hakkını geri istemektedir!
"Zafer Direnen Emekçinin Olacak!"
Öğretmenler, "Bize verilen sözler tutulsun, meslek onurumuz ayaklar altına alınmasın" diyerek günlerdir Ankara’da eğitim nöbeti tutuyor. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı çözüm üretmek, patronları değil eğitimi savunmak yerine; öğretmenlerin karşısına polis barikatları, kalkanlar ve biber gazı çıkarmıştır.
Sessizliğin, sömürü düzeninin en büyük silahı olduğunu biliyoruz. Bu yüzden susmuyoruz! 15 Haziran günü Kurtuluş Parkı'nda, sırf meslektaşlarıyla dayanışma gösterdiği için, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ve yöneticilerimiz yerlerde sürüklenmiş, ellerine ters kelepçe vurularak gözaltına alınmıştır.
Bizler Akhisar Eğitim Sen olarak, Fakir Baykurt'un "Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez" şiarıyla uyarıyoruz: Sopalar, barikatlar ve ters kelepçeler hak arama mücadelemizi engelleyemez!
"Baskılar Bizi Yıldıramaz!"
Açlık grevinde 11. gününü deviren, gaz bulutları içinde fenalaşan ama "Hakkımız olanı almadan gitmeyeceğiz" diyerek boyun eğmeyen arkadaşlarımızın sağlığından ve güvenliğinden doğrudan iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur.
Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Yetkililere Sesleniyoruz: Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm koyun! Çalışma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, özel sektör eğitim temsilcileri ve sendikalarla derhal aynı masaya oturmalı, gasp edilen Taban Maaş hakkının yeniden yasalaşması için gereken adımları ivedilikle atmalıdır. Mülakat garabetine son verilmeli, anayasal haklarını kullanan eğitim emekçilerine yönelik polis şiddeti ve gözaltı terörü derhal son bulmalıdır.
Özel sektör öğretmeni yalnız değildir. Talepleri karşılanana kadar arkadaşlarımızın omuz başında olmaya devam edeceğiz.
"Kurtuluş Yok Tek Başına, Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz!"
Akhisar Eğitim Sen Temsilciliği
Eğitim
Yayınlanma: 25 Haziran 2026 - 19:25
Eğitim-Sen'den Ankara'daki Öğretmen Direnişine Destek
Akhisar Eğitim-Sen Akhisar Temsilciği Basın Açıklaması Düzenledi. Açıklamayı Gönül Kızıltaş Okudu
Eğitim
25 Haziran 2026 - 19:25
İlginizi Çekebilir













