Merhaba yılın son ayı … Merhaba Aralık …
Marquez , Yüzyıllık Yalnızlık eserinde 150 sayfa boyunca uzunca betimlediği , her detayıyla en ince ayrıntısına dek anlattığı karakterinin aniden ; ‘’ Bir Salı günü öldüğünde yağmur başladı . ‘’ diyerek yaşamına son verir . Hayatın kendisi gibi … Ne kadar uzun yaşamış olursan ol , aniden bitecek hikayemiz …
Çünkü hepimiz , bir Salı ya da Perşembe günü öldüğümüzde , belki yağmur yağmaya başlayacak ya da , güneş olduğu gibi başka bedenleri ısıtmaya devam edecek . Biz varız ya da yokuz , dünyanın herhangi bir yerinin pek de umrunda değil …
Bir ömrün nasıl yazıldığı aslında kimsenin umrunda değil … Yıllarca ördüğün cümleler , biriktirdiğin deneyimler , içinden geçtiğin felaketler … Hepsi bir kitap gibi zamanın rafında duruyor . Ama son nokta geldiğinde hayat , bütün o birikimleri tek bir virajda özetlemeyi biliyor . Marquez ‘in o cümlesindeki sadelik gibi : ‘’ Bir Salı günü öldüğünde yağmur başladı .’’
Gerçek şu ki ; hiçbirimiz bir finale hazır değiliz …Çünkü insana öğretilen hep ‘’yarın’’ fikri… Yarın görüşürüz , yarın hallederiz , yarın konuşuruz … Sanki verilmiş bir sözleşme varmış gibi … Oysa yarın , bize ait olmayan bir ihtimalden ibaret …
Bu yüzden insan , yaşamayı çoğu zaman kaçırıyor … Öfkesine sahip çıkamıyor , sevgisini saklıyor , gururunu indirip konuşamıyor … Kalp kırıyor , kalbi kırılıyor ama hiçbir şeyin acelesi yok sanıyor …
Oysa hayatın en sert öğretisi şu : ‘’ Yaşadığın an tek gerçektir . ‘’ Ve o an , en sıradan günü bile bir kapanışa çevirebilir . Bu yüzden , daha çok sevmeli insan … Daha yumuşak konuşmalı , daha sık teşekkür etmeli , daha az ertelemeli … Çünkü bir gün , ansızın bir yağmur başlar … Ve hikayenin geri kalanı kimsenin anlatamayacağı kadar yarım kalır …
Aralık …
Aralık bir bitiş değildir . Aralık , kaderin köşe başında sessizce bekleyen yeni başlangıcıdır . Adını koyamadığımız dönüşümlerin , henüz fark etmediğimiz değişimlerin ilk kıvılcımıdır . Kapandığını sandığımız defterlerin arasında , sessizce açılan temiz bir sayfadır .
Gözden düşen umutların küllerinden doğan ince bir ışık çizgisidir … Eski yıla vedanın değil , yeni yola adım atmanın gizli kapısıdır . Bitti sanılan her şeyin , aslında yeniden şekillendiği geçiş çizgisidir . Zamanın ‘’dur ‘’ dediği yerde , ruhuna ‘’ yürü ‘’ diyen görünmez bir fısıltıdır . Aralık , bitenlerin arasına saklanmış bir doğum sancısıdır .
Aralık , kapanış gibi görünse de ; kaderin yön değiştirdiği , rotanın sessizce güncellendiği andır . Yolların tıkandığı yerde , yön değiştiren bir rüzgardır . Çünkü Aralık , hiçbir zaman final değildir … Aralık , kaderin seni başka bir yola sürmek için beklediği sınır çizgisidir .
Aralık yılın son ayı , yılın kapanış ayı olmasından ziyade , kapanışı değil , değişimin kapıda bekleyen nefesi olacaktır . Zihinler netleşecek , kalpler berraklaşacak … Yeni yollar belirirken , eskiler bir bir geri çekilecek …
Hayaller ertelenmemeli … Risk alınmalı … Çünkü hayat , bizi yeniliğe çağırıyor …
Tüm okurlarıma güzel bir son ay dilerim … Yüreğiniz ferah , yolunuz açık olsun …
Sevgiler …















Yüreğine kslemine sağlık sevgili emel hanım her zamanki gibi müthiş bir makale kaleme almışsınız tebtikler yeni makalelerinizi heyecanla bekliyorum saygılar sevgiler