1 Nisana ‘a ne gerek var … Yaşadığımız hayat zaten şaka gibi …
Peki , şaka gibi olan ne …? Hayat mı , yoksa buna alışıyor olmamız mı ???....
Hayat , her zaman günlük güneşlik değildir . Bazen fırtınalı , gök gürültülü , sağanak yağışlı , aşırı sisli , yer yer hüzünlü de olur insanın ruhu … Ama baharı kıymetli kılan , kışı atlatabilmiş olmak değil midir biraz da… ?
Hayatlarımızda yaşadığımız şey gerçekten huzur dolu bir süreç mi , yoksa sadece bir dahaki yeni harbe kadar olan kısa bir mola mı ?... Eğer ki , dinginliği boğamızı düğümleyenlere susarak , içimize atıp kendimizi tüketerek sağladığımızı düşünüyorsak ; bunun huzur değil , acı bir kabulleniş olduğunu fark etmeliyiz . Belki de bu günler , ayağımıza pranga olan tüm bu duyguları çekip çıkarma zamanıdır bizim için … Çünkü düzen , kaosun içinden doğar her birimiz için …
Kara kışın ortasından geçtik , şimdi yenilmez baharlara doğru gidiyoruz . Nisan ayına gelene kadar epey zor bir yoldan geçtik . Aynı tekrarlara sardık durduk … Belirsiz yollardan geçerken hiç bitmeyecek duygu cehenneminden geçtik . Zor gelen yolları aşıp , aşılmaz denen kara gecelerin sabahına zor da olsa uyandık … Düşüp geri kalkmak da değildi bu ; bildiğin kader çarkında savrulmaktı . Görünmez bir el tarafından yılların getirdiği acı ders tekrarlarını başa sardık da sardık… Hemen hemen hepimiz hayatımızda bir şey yaşadık ve hiçbirimiz artık eski biz değiliz … Şimdi 2026 Nisan ile birlikte artık geri dönüp aynı döngüyü yaşamak gibi bir yol kalmadı . İçimizde net bir duygu var … Bu duygu hayatın gerçek yüzü … O eşikten geçtik ; artık aynı saflıkla , aynı kişi olarak devam edemeyeceğiz . Nisan , en sertinden net bir ay olacak … Bu ay , bize net hissettirmeyen , yarım kalan hiçbir şeye tahammül eşiğimizin bile olmadığını hatırlatıyor sanki … ‘’İdare edeyim ‘’ sözü artık hem lugatımızdan , hem de hayatımızdan rafa kalkıyor sanki … Her olayda karşılıklı emek varsa varız , yoksa yokuz … İşte gerçek adalet budur … Bu yeni ay , tümüyle değişim var . Özümüzden , dışımıza paralel bir değişim …
2026 Nisan , yazgının çarkı kırılıyor … Artık ne eksik , ne yarım ; bundan sonra ya tam , ya hiç …
Ocak başlattı … Şubat dengeledi … Mart görünür kıldı … Nisan ise diliyoruz ki , inşa edecek … Çünkü bu ay , yarım kalanlar tamamlanmak , dağınık olanlar düzene girmek , hayal olanlar gerçek olmak ister … Ama bunlar inşa olurken , ‘’ Gerçekten neyi hayatında kalıcı yapmak istiyorsun ? ’’ sorusunun da cevabını net ister …
Siz sevgili okurlarım ,
Dilerim hayatınızda her şey kalbinize ve gerçek niyetinize göre şekillenir …
Umut , küçük şeylerle başlar … Bir sabah güneşi , bir meltem , bir iç huzur … … Bu küçük şeyleri biz büyütürüz … Unutmayın ki , içimizde hala filizlenmeyi bekleyen çok şey var … Bazen mevsim değişir ; ama hayat , sen değiştiğinde başlar …
Nisan , bizlere mutluluklar , telaşsız günler getirsin … Gülümsemenin sahte olmadığı gerçek insanlar çıksın karşımıza … Toprağın çatlayarak çiçek açtığı , dalların çıplakken bile umut taşıdığı , güneşin usulca ama inatla içimizi ısıttığı bir dünyada ışık daima bizimledir … O ışığı görmek için kendinizle yüzleşin ve ilk defa yaşadığımız bu hayatta iyisiyle kötüsüyle , doğrusuyla yanlışıyla kimselerin içinizdeki ışığı söndürmesine izin vermeyin … Geçmişle kavga etmeden , gelecekle yarışmadan telaşsız , dingin zamanlar dilerim …
Nisan ile , umutlarımızın solduğu değil , açtığı ; huzurumuzun azaldığı değil , arttığı ; kötülerle değil , iyilerle ve iyiliklerle karşılaştığımız huzurlu ve keyifli , müjdeli haberlerle dolu yeni bir ay dilerim …
Ayrıca ,
2026 FİFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova ‘yı deplasmanda 1-0 yenen Türkiye A Milli Futbol Takımı ‘mız 24 yıl sonra Dünya kupası ‘na katılma hakkı kazandı . Bununla gurur duyduk … Tebrikler …
İşte yeni bir ay …
Dilerim herkese iyi gelsin …
Sevgiler . . .

















ELİNİZE EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLİK EMEL HANIM
Teşekkür ediyorum değerli Yoldaş... Selamlar ...