Ağustos… İçindeki sihire inanan tüm kalpler için …
Hoş geldin Ağustos …
Yılın en uzun ayını yaşıyor gibiydik … Temmuz sanki zamanı uzattı … Ne olduğunu anlamadığımız enerjilerden geçerken , kılı kırk yaran zihinlerimiz içimizde konuları uzattı … Dışardan hayat akıp yolunu bulurken , içerde bir yerlerde hala dur noktasında gibiyiz . Temmuz’a hızlı başlatıp sonra iki ileri bir geri moduna aldı gökyüzü bizi … Bunu sanıyorum hepiniz hissetmişsinizdir .
Yangınlarla , zorluklarla , yol ayrımlarıyla , mücadele ile geçen bir ay daha geride kaldı … Hepimizin yürekleri yandı … Öyle bir zarardayız ki , neresinden tutsak kar etmez … Yakan da , yaktıran da her iki cihanda gülmesin … Vicdanın dili , dini , ırkı , mezhebi , kadını-erkeği ya da siyaseti yoktur . Vicdan ya vardır , ya yoktur … Nefes alan ve bizlere nefes aldıran o güzelim ağaçlarımız , ormanlarımız , bu ormanları yuvası bilen daha nice canlar , yangından zarar gören evler , çiftlikler … Şu an yazarken bile insanın yüreği sızlıyor … Yana yana izledik ülkemin yangınını … Tam yetki , sıfır sorumluluk (!) …
İzleyecek ama tepki vermeyeceksin (!) Bakmak istemiyoruz , ama bakmak zorundayız … Yanıyor orman, yanıyor vicdan … Yanıyor çocukların göğsü , annelerin duası , toprağın üstü , altı … Küle dönen yalnızca ağaçlar değil ; adalet duygumuz da , insan kalma çabamız da kuruyup düşüyor dallar gibi … Çengelli iğnelerle açılmış bir yara gibi zaman … Gözümüzü zorla tutuyorlar açık … Zorla izliyoruz her şeyi ; sessizliği , vurdumduymazlığı , yalanı , talanı , cezasızlığı … Bir göz ; kanlı , yorgun ve çaresiz … Kapansa susacak , açılsa çıldıracak … Çünkü artık kimse sağ kalmak istemiyor böyle bir ülkede , sadece hissizleşmek istiyor … ama göz açık … O göz bizim … Bakamayacak halde olsak da hala görüyoruz … Ve bu , bizi en çok acıtan şey …
‘’ Son ırmak kuruduğunda , son ağaç yok olduğunda , son balık öldüğünde , beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak. ‘’ bir Kızılderili Atasözü… Bence bunun üstüne herkes düşünmeli …
Nihayet zorlu ve uzun Temmuz ayı bitti … Dilerim Ağustos ayında bunları tekrar yaşamak durumunda kalmayız …
Ağustos , kalbimizi ve zihnimizi bir dengede buluştur … Yüzümüzde gülümsemeler bırakacak tevafuklarla karşılaştır ... Ağustos ayını güzel başlangıçlara vesile kıl … Karşımıza iyi niyetle çabalayan kalpler çıkar …
Hayırlısı kolaylıkla nasip olsun , yolumuzdaki taşlar çekilsin , güzel günler bize ulaşsın , sevdiklerimizin hayatı güzelleşsin , emeklerimiz karşılığını bulsun , bize zarar veren her şeyden uzaklaşmak nasip olsun … İyi gelenlere ise şükürler olsun …
Serinleten yaz akşamlarında yeni umutlar yeşert kalplerimize … Kalbimizde her şeyin yolunda olduğunu bilmenin ferahlığı olsun … Kalbimiz , İYİ Kİ VAR dediğimiz insanların varlığı ile ısınsın … Yeni umutlar yeşersin … Bugüne dek sabırla toprağa ektiğimiz tüm umutlar filizlenip çiçek açsın …
Ağustos ; yarım kalan hayallerimize bir şans daha , kırılan kalbimize biraz daha anlayış getir … Bu ay , kendimizi affetmek ve yeniden başlamak olsun … Küçük detaylarda büyük mutluluklar aramak , kalbimizi yormayan şeylere yönelmek olsun … Ve biliyorum ki , iyileşme güzel olacak …
Güneşin tam kalbinde , yılın en olgun zamanındayız . Bu ay ; durup soluklanma , içindeki sesi daha net duyma ayı … Gökyüzü hala umut yüklü , toprak cömert , kalbinin arzusu ise sabırsız …
Küçük bir niyetle başla : Bir sabah kahvesi , serin bir rüzgar , bir çocuk kahkahası ya da gözlerinin içini güldüren o hayal … Ağustos , sana kendini hatırlatmak için burada … Ne eksikse tamamlamak , ne yarımsa bütünlemek için …
Bu ay , kendine söz ver : Yavaşla , şükret , derinleş … Çünkü bazen en büyük dönüşüm ; bir ‘’an’’ da saklıdır .
Sevgili Ağustos , daha az acı ve daha çok sevgiyle gelmeni dilerim …
Ağustos , yılın son yazı , belki de en güçlü başlangıcın habercisi …















Kaleminize yüreğinize sağlık.
Tebrikler sevgili emel hanım. Harika bir makale kaleme almışsınız günümüzn olaylarını acı gerçekleri dile getirmişsiniz. Umarım makaleyi yöneticiler okur anlar ve ders çıkartırlar .Yüreğine kalemine sağlık bir sonraki makalenizi özlemle bekleyeceğim selam ve saygılar
Teşekkür ediyorum değerli İrfan Bey... Günümüz gerçekleri maalesef değişmiyor. Keşke her şey daha anlamlı ve adil olsa ... Selamlar...